Friday, November 20, 2009

Önyargılar...

Uzunca süredir kendi içimde önyargılarımla hesaplaşıyorum, çoğunluklada onlar yüzünden kaçan fırsatlara ve insanlara, yitirilen huzurlu anlara yanıyorum. Bu hesaplaşma ve uzlaşma belki de ömür boyu sürecek... Tüm bunlara kafa yorarken geçen günlerin birinde Pasadena YMCA toplantısında okunan ırkçılık karşıtı bir yemin internette dikkatimi çekti. Daha çok şahıslara karşı olan önyargıları ele alsa da ben bu yemini hayatımın her alanında uygulamaya karar verdim ve günlük defterime koca koca harflerle kaydettim. İşte size bir tercümesi....
Herkesin birey olarak değeri olduğuna inanıyorum

Herkesin saygı ve şerefe layık olduğuna inanıyorum.

Önyargılı her düşünce ve hareketin zararlı olduğuna inanıyorum; eğer bunlar benim düşünce ve hareketlerim ise başkalarına olduğu gibi bana da zarar verirler.

Dolayısıyla bugünden başlayarak her gün düşüncelerimden ve hareketlerimden ön yargıyı yok etmeye çalışacağım..

Her fırsatta başkalarını ön yargılarından vazgeçirmeye

Herkesi saygı ve şerefle değerlendireceğime,

ve tüm bunların dünyayı daha güzel bir yer kılacağını bilerek hergün bu yeminime sadık kalmak için çalışacağım.

Tuesday, November 10, 2009

Sonbahar Çiçekleri...

Mutluluk bakmasını bilene her yerdedir....İşte parkta bir sabah yürüyüşünden Hera ile bulduklarımız, şimdi evdeler. İlk çiçekler Hera'nın çimenlerde buldukları, ikinciler ise benim...

Ama bunlar sevgili blog komşum kek ve kahve'ye....Beni harekete geçirdiğin için çok teşekkürler...

Saturday, October 10, 2009

Nefes Farkınladık Meditasyonu..

İşte benim en sık yaptığım meditasyon..Başlangıçta 10-15 dakika ideal süre olsa da, siz fırsat buldukça bir kaç dakikalığına da olsa denemeye çalışın. Sakinleşmek için bire bir...




Sandalyede veya bağdaş kurmuş olarak yerde, omurganız dik, rahat bir pozisyonda oturup gözlerinizi kapatın......Dikkatinizi içinize yöneltin ve nefes alıp vermenizin farkında olun...... Nefes alıp vermenizin süresini değiştirmeye çalışmayın, sadece şu anda olduğu biçimiyle farkında olun..... Siz farkında olmaya başladıkça, nefesiniz zaten doğal olarak değişecek ve daha derin nefes almaya başlayacaksınız......Vücudunuzdan içeri giren ve dışarı çıkan nefesi hissedin.......Karnınızın nefes aldıkça şiştiğini hissedin.......Sonrada nefes verdikçe indiğini.......Eğer aklınıza düşünceler üşüşmeye başlarsa ( ki mutlaka başlayacaktır) sadece farkına varın ve dikkatinizi tekrar nefesinize yönlendirin......Eğer düşüncelerin içinde kaybolduysanız, bunu fark ettiğiniz anda, kaybolmaktan kurtulursunuz......Basitçe, düşünceler gitmiş, siz nefesinize geri dönmüşsünüzdür..... Meditasyonu sonlandırmak için gözlerinizi açın ve ayağa kalkmadan evvel bir süre daha oturmaya devam edin....

Monday, October 5, 2009

Sonbahar







  • Serinleyen havaların

  • Sararıp düşen yaprakların

  • Sıcaklara göç eden kuşların

  • Satıcılarda kestanelerin

  • Pazarda narların

  • Sıcacık çayların

  • Yağmurdan sonra çıkıveren güneşin

  • Kışlıklardan çıkarılan kazakların

  • Tepenize düşüveren palamutların


  • Keyifli bir hüznün

  • Çorapların

  • Balıkçıda palamutların

  • Erken kararan akşamlarda yakılan mumların

  • Yeni başlangıçların

  • Akşamları sevgiliye daha bir sıkı sarılmaların

  • Şehri keşfetmeye başlamanın

  • Uzun yürüyüşlerin

  • Battaniyelerin

  • Televizyonda dizilerin yeni bölümlerinin

  • Parkta düşen yaprakları seyretmenin


Zamanı geldi artık...Keyfini çıkartmayı unutmuyorsunuz değil mi??

Friday, September 25, 2009

Sonunda geldi...

Ailemizin bu yeni ve minik ferdini ne kadar çok beklediğimizi daha önceden yazmıştım, ve ,işte Hera şimdi bizimle. Aslında geldiği 3 hafta kadar oluyor ama bazı sağlık sorunları vardı, dolayısıyla iyileşmeden burada sizlerle tanıştırmak istemedim...Tüm yavru köpekler gibi çok oyuncu ve yaramaz. İstedikleri ise maması ve suyu dışında sadece sevgi ama bol bol.. Hayat aslında onların gözünden bakınca ne kadar basit değil mi??


Friday, September 4, 2009

Yaz Bitti...

Evet yaz bitti..Yine İstanbul'dayız. 2,5 ay huzurlu maviliklerde yaşadıktan sonra, İstanbul'a alışmak insana zor geliyor. Ama İstanbul bu hemen insanın kanını kaynatmaya başlayıverir. Döndüğümüzden beri yerleşmeye çalışıyorum, keyifle çantalarımı açıp, yaz'ın anılarını buralara yerleştirmeye çalışıyorum. İşte harika 2009 yazından çantamdan çıkanlar ve aklımda kalanlar...ÇANTAMDAN ÇIKANLAR
  1. Litrelerce organik zeytinyağı
  2. Tabiki badem, kabuklu olanlar kış dekorasyonu için
  3. Yüzlerce fotoğraf
  4. Yeşil mandalina
  5. Nihat Abi'nin yeni kitabı
  6. Güneşte kurutulmuş domatesler, naneler, biberiyeler
  7. Sahilden toplanmış deniz kabukları, taşlar, camlar
  8. iki harika yağlı boya tablo
  9. Yeni favorim organik limon ve zencefilli marmelat
  10. Sonunda nihayet yeniden üretilen kara incir sirkesi

AKLIMDA KALANLAR

  1. Datça'nın mavi denizi
  2. Güneş altında kahkahalar
  3. Sevgili ile kumsalda uzun yürüyüşler
  4. Dalgaların sesi ile uyanılan sabahlar
  5. Dolunay geceleri sevgili ile çatıda içilen şaraplar
  6. Arkadaşlarla, dostlarla, aile ile yenen uzun akşam yemekleri
  7. Sahilde tembel zamanlar ve yanmalar
  8. Bodrum, Kuşadası, Fethiye ve çevresine yapılan kısa yolculuklar
  9. Hayat işte böyle geçmeli denilen anlar..
  10. Elde kitap, usulca uykuya yenik düşülen sıcak öğleden sonraları..

Sunday, August 23, 2009

Aslında çok basit

KENDİNİZ OLUN... ZATEN HERKEZ KAPILMIŞ DURUMDA.....
Oscar Wilde