Showing posts with label mutluluk. Show all posts
Showing posts with label mutluluk. Show all posts

Friday, January 1, 2010

Hayatımın en güzel yılı

Bu blogu yazmaya başladığımda yola tek bir amaçla çıkmıştım. 2009'u hayatımın en güzel yılı yapmak. Mutlu olmanın, huzurlu olmanın kadere kısmete bağlı olmadığını, her an tekrar tekrar yaratılması gerektiğini biliyordum. Bu bloga zaman zaman kısa kısa yazdığım notlar, kendi kendime yaptığım hatırlatmalardı aslında, ama o notları sizlerle paylaşmayı da çok sevdim....
Peki sonuç ne oldu??? 2009 gerçekten hayatımın en güzel yılımıydı?? Kesinlikle EVET...
Güneşli pırıl pırıl günlerimde oldu, berbat geçen zamanlarda ama şartlar ne olursa olsun ruh halimin benim seçimim olduğunu hiç aklımdan çıkartmadım.Özellikle yağmurlu günlerde hayatımda oldukları için şükrettiğim şeylerin listesini defalarca okudum.Çoğu kez ne kadar şanslı olduğuma inanamadım. Daha önce yazmıştım,her doğum günümde, girdiğim yaş kadar maddeyi alt alta defterime yazarım ben. Şükrettiklerim arasında ailemde vardır dostlarımda, bilgisayarımda, Eti limonlu pop kek'te...

Peki şimdi bu yolculuk bitti mi?? Yolculuk yaparken aslolan hedefe varmak değil, yolun keyfini çıkarmaktır ve ben de bu yolculuğu çok sevdim. Ve evet şimdi yeni bir hedefim ve yeni bir yolculuğum var. 2010'u hayatımın en güzel yılı yapmak..ve söz bu yolculuk sırasında bu yıl daha fazla yazmaya çalışacağım..

Herkese harika bir yıl diliyorum..

Wednesday, December 16, 2009

Masallardaki mutluluk..

Hikayeleri severmisiniz? Ben severim... Peki ya kendi kendimize anlattığımız hikayeler..


Hayat aslımda, kendimize kendimiz hakkında anlattığımız masallardan oluşmuyor mu? Bir bakın bakalım hikayeleriniz korku dolu, öcülerin cirit attığı masallardan mı oluşuyor, yoksa mutluluk dolu, huzurlu olanlarından mı?



Unutmayın mutlu olmak seçim yapmaktır.Her neye odaklanırsanız eninde sonunda ona mutlaka ulaşırsınız..



Hikayelerinizin hep mutlu sonla bitmesi dileği ile...

Tuesday, November 10, 2009

Sonbahar Çiçekleri...

Mutluluk bakmasını bilene her yerdedir....İşte parkta bir sabah yürüyüşünden Hera ile bulduklarımız, şimdi evdeler. İlk çiçekler Hera'nın çimenlerde buldukları, ikinciler ise benim...

Ama bunlar sevgili blog komşum kek ve kahve'ye....Beni harekete geçirdiğin için çok teşekkürler...

Friday, September 25, 2009

Sonunda geldi...

Ailemizin bu yeni ve minik ferdini ne kadar çok beklediğimizi daha önceden yazmıştım, ve ,işte Hera şimdi bizimle. Aslında geldiği 3 hafta kadar oluyor ama bazı sağlık sorunları vardı, dolayısıyla iyileşmeden burada sizlerle tanıştırmak istemedim...Tüm yavru köpekler gibi çok oyuncu ve yaramaz. İstedikleri ise maması ve suyu dışında sadece sevgi ama bol bol.. Hayat aslında onların gözünden bakınca ne kadar basit değil mi??


Friday, August 21, 2009

Zevk mi, Mutluluk mu??

Sizinde zaman zaman mutluluğu zevk aldığınız anlarla karıştırdığınız oluyor mu? İnsanların çoğunun mutluluktansa zevk'e, keyif'e bağımlı olduğunu okuduğum bir yazıdan sonra, mutluluk kavramına daha başka bir gözle bakmaya başladım ben.


Bir şeyden zevk almak beraberinde ihtiyaç duymayı ve bir boşluğu doldurmayı getiriyor. Bağımlı olmadıkça bunda çok bir sorun yok ama mutluluk ne yazıkki zevk anlarının peşinde koşarak elde edilemiyor.


Mutluluk hayata karşı, günlerin getirdiği deneyimlere karşı açık olduğumuzda, iyi yada kötü her ne ile karşılaşıyorsak, onlara bağımlı olmadan tüm bu deneyimlerin üzerimizden akıp gitmesine izin vermekte yatmıyor mu sizce de???


Yazın son günlerinin keyfine varın ama mutlu olmayı da unutmayın....
Fotoğraf : Tim

Friday, June 19, 2009

Nefes


'HAYAT ALDIĞIMIZ NEFESLERİN SAYISI İLE DEĞİL, NEFESİMİZİ KESEN ANLARIN SAYISI İLE ÖLÇÜLÜR '
Nefesinizi kesen anların bol olması dileği ile, iyi hafta sonları.....
Fotoğraf: Edie Ross

Wednesday, May 20, 2009

Mutluluk bir beceridir

Mutluluğun aslında kişisel becerilerimizden biri olduğunu düşünüyorum. Hayatımızı, çevremizi hangi renklerle algılıyorsak, o renkler siniyor tüm yaşadıklarımıza. Aslında iş çok para, yada başarılı olmaktan da geçmiyor. Nice zengin ,başarılı, mutlu olmak için herşeye sahip diye düşündüğümüz gözlerinin feri kaçmış insanların yanında, bir lokma bir hırka misali eviyle, ailesiyle, dostlarıyla sade hayatlar yaşayan mutlu yüzleri görebiliyormusunuz? Onları görebilme becerisine sahipmisiniz???

Mutlu olmak galiba, mutlu olma kararını almaktan geliyor. Yaşamımızdaki her şeye, herkese bizim(le) oldukları için teşekkür edip, şükran duymak ve tadını çıkarmak gerekiyor. Aslında ne kadar basit değil mi??

Mutlu olmak bir seçim, bir beceri.. Ruhumuzun hayata karşı duruşu.... Her beceride olduğu gibi üzerinde çalışılması gerekiyor. Üzerinde çalıştıkça ustalaşacağımız, ve bir süre sonra şartlar ne olursa olsun bizim ayrılmaz bir parçamız olacak bir beceri. Öyle ise neden yarın sabah yataktan kalkarken yüzünüze kocaman bir gülümseme kondurup, güne mutlu yaşama kararı ile başlamıyorsunuz. Bir süre sonra alışkanlık yapacaktır, şaşırmayın..
Fotoğraf: Akihiro Furuta

Sunday, May 17, 2009

Beagle Yavrusu Bekleniyor...

Kocaman mutluluklar bazen küçücük yüreklerde gizlidir. İşte bizde artık küçücük bir yürekteki kocaman mutluluğu paylaşmaya hazır hissediyoruz kendimizi. Eğer beğenirse adını hazırladık (coco), yatacağı yer hazır,evin hemen yakınında da kocaman bir parkı var, hatta sevgili ile uzun uzun yapılan karşılıklı görüşmeler sonucu koltukların üzerine çıkma izni bile koparıldı. Şimdi sadece gelip bizi bulmasını bekliyoruz.


Monday, April 6, 2009

BU SIRALAR

taze naneli yeşil çay içmek
günlüğüme yazı yazmak
sabahları güneş ışığı ile uyanmak
taze çiçekler satın almak
yeni bir kitaba başlamak
akşam saatlerinde mumlar yakmak
evi / masamı düzenlemek
sevdiklerime sarılmak
beyaz şarap içmek
kitapçılarda dolaşmak
yavru bir köpeği sevmek
yeni bir yeri keşfetmek
lavanta kokusu
yeni bir şey öğrenmek
resim sergilerine gitmek
eski Fransızca şarkılar dinlemek
sokak köpekleri ile konuşmak
sevgili ile elele uzun yürüyüşler yapmak
çiçek fotoğrafları çekmek
pencereleri gün içinde açık bırakmak
ince kıyafetler giymeye başlamak
vapura binip Eminönü’ne geçmek
elimde sepet pazara çıkmak
renkli fularlar takmak
arabanın sun roof’unu açmak
Body Shop’ın ‘cassis rose’ kokusuna bulanmak
kahve yanında limonlu cheese cake
yolculuk hazırlıkları yapmak
yastıklık harika kumaşlar bulmak
dostlarım olduğunu bilmek

BENİ MUTLU EDİYOR….

Thursday, March 12, 2009

Gülümse....


Dün çok hoş bir araştırmadan haberim oldu. Düşüncelerimizin, ruh halimizin hayatımızı şekillendirdiğini burada sık sık yazıyorum. Bu konu ile ilgili olarak düşüncelerimizin bedenimizde fizyolojik değişiklikler yarattığını kanıtlayan pek çok araştırma da yapılmış. Hani çok verilen bir örnekle anlatmak gerekirse, sarı sulu bir limonu düşündüğümüzde otomatik olarak ağzımız sulanır ya işte o tarz fizyolojik değişimler.


Hepimizin bildiği gibi mutlu olduğumuz zamanlar, suratımıza kocaman bir gülüş kondurmak ne kadar kolaydır değil mi? İşte San Fransisco'daki California Üniversitesi'nde yapılan bir çalışmaya göre bunun terside doğruymuş. Kendimizi kötü, mutsuz hissettiğimiz zamanlarda, zorlamayla da olsa suratımızın tam ortasına oturtacağımız bir gülümseme bir süre sonra fizyolojik olarakta kendimizi mutlu hissetmemizi sağlıyormuş.


Ben denedim, gerçekten işe yarıyor. Evet durduk yerde sırıtmaya başlamak başlarda bir hayli aptalca gelse de, ısrarla sürdürün, bir süre sonra içinizde bir şeylerin kıpırdadığını hissetmeye başlayacaksınız. Ve hoşgeldin mutluluk. Aslında mutlu olmak galiba çok kolay ve hemen yanı başımızda ama nedense biz onu hep Kaf Dağı'nın tepesinde aramaya devam ediyoruz.


Umarım bu kısa yazımı okuduktan sonra gülümsemeyi ve mutlu olmayı ihmal etmezsiniz.

Sunday, March 1, 2009

Mutluluk nedir ?


ya da ne değildir?


Pozitif psikolojinin babası kabul edilen Martin Seligman bu konuda oldukça kapsamlı bir araştırma yapmış. Çıkan sonuçlar çok tanıdık ve her daim hatırlanmaya değer.


Önce mutluluk ne değildir?


1) para - yaşam için gerekli minimumlar karşılandıktan sonraki extra her tutar sadece geçici bir süre doyum sağlar.


2)fiziksel çekicilik, gençlik - hayattan aldığımız doyum, tat ve takdir yıllarla birlikte artar


3)sağlık - tamamen kişiye bağlı bir konu. Kendinizi ne kadar sağlıklı hissederseniz o kadar mutlusunuz. 18 yaşında hastalık hastası olmakta var, 80'inde teşhiş edilmiş bir dolu hastalıkla bomba gibi olmakta.


4)eğitim - bazen hayat okulundan daha iyi diplomalarla mezun olunuyor.


5)iklim - hani o her daim güneşli sahil kasabalarına kaçıp gitme hayalleri var ya, işte onlarda işe yaramıyormuş.


6)ırk, cinsiyet - hepsi birbirinin aynı yok aslında birbirimizden farkımız..


Peki mutluluğa giden yollar nerelerden geçiyor ?


1)inanç - dini inanışları kuvvetli insanlar başlarına gelen negatif olaylar karşısında biraz daha sağlam durabiliyor, daha mutlu olabiliyorlarmış.


2) ilişkiler - evlilerin %40'ı mutlu iken, bu oran bekarlar ve boşanmışlar arasında sadece %20


3)Çocuklar - mutlu, sağlıklı ve güvende ve ana babaya düşkün olanları


4)Sosyal çevre - paylaştığınız, konuşabildiğiniz, dertleşebildiğiniz arkadaşlar