Showing posts with label para. Show all posts
Showing posts with label para. Show all posts

Saturday, March 27, 2010

Para para para

Burada çoğunlukla ruhsal zenginliklere nasıl ulaşabileceğimiz konusunda kendimce bir şeyler yazmaya çalışıyorum ama tabi bir de hayatımızda olmazsa olmaz para var....Çok paraya sahip olmak eğer becerebilirseniz ve sabredebilirseniz aslında oldukça basit. Bu konuda içimdeki ve geçmişimdeki finansçı der ki....


- Parasal zenginlik çok daha fazla çalışarak değil, yatırım yaparak elde edilir.

-Başkalarını (çocuklarınızı, ailenizi, yabancıları) boş yere para ile mutlu etmeye çalışmayın.

-Ama herşeyden önemlisi, ne kadar para kazanırsanız kazanın -az ya da çok- her zaman daha azını harcayın..

Tuesday, February 3, 2009

Hayaller Dükkanı

Alışveriş yapmanın sonu yok gibi gelmiyor mu kimi günler sizlerede..Hele şu sıralar bütün dükkanların vitrinlerini süsleyen % bilmem kaç indirimler. Bazen dalıp gidiyorum ve kendimi dükkanların, mağazaların içinde ihtiyacım olmayan bir sürü şeye bakarken buluyorum. Ama sonra çoğu kez boşverip en sevdiğim dükkana alışverişe gidiyorum. Adı 'Hayaller Dükkanı' ve içinde ne isterseniz var.


Evde üç dört tane daha benzeri olan siyah kazak veya ayakkabı, ya da siyahı olan blucin'in mavisini almak yerine, ya da kimi kez neredeyse bir öğün yemek fiyatına çıktığım o şık kahve dükkanlarındaki kısa bir mola yerine, gidiyorum daha önceden sipariş verdiğim hayallerimden birine para yatırıyorum. Üstelik çok iyi müşterileri olduğum için olsa gerek, dükkanın sahibi olan hayat da bana sanki daha iyi davranıp, siparişlerimi beklediğimden de önce iletiveriyor. Yok artık buna dünyada param yetmez dediğim günler, bir bakıveriyorum ki, hiç beklenmedik bonuslar bile kazanıvermişim.


Otuz yaşıma kadar dükkanın emlak bölümünün daimisiydim. Sık sık kendi evimi almak için ziyaret ederdim orayı. Sonrasında kırklı yaşlarıma gelene kadar erken emeklilik departmanının en sevdiği müşterisi oldum. Bu arada mavilimon'da uzun uzadıya yazdığım seyahatlerde hep aynı dükkandan satın alındı. Şimdilerde ise elimden geldiğince sık sık ve ufak ufak bir başka yerde, farklı bir hayatın hayaline para harcıyorum. Evet belki o anda, o muhteşem çizmeyi almanın geçici hazzından mahrum kalıyorum ama dediğim gibi o mahrumiyet duygusu da geçici. Ama her sabah dalgaların sesi ile uyanmanın hayali yok mu.... İşte o duygu öylesine kalıcı ve doyurucu ki...


Ya sizin hayaller dükkanınız da neler satılıyor??

Friday, January 30, 2009

Para ve Alışkanlıklarımız

Para sizin için ne ifade eder bilmiyorum ama benim için özgürlüktür. Yeteri kadar paranızın olması sizi sevmediğiniz işlerde ömür tüketmekten yada istemediğiniz ilişkilere girmekten korur. Hesabınızda paranız olduğu zaman bilirsiniz ki, en azından bir süreliğine yarın ne yiyip içeceğinizi, faturaları nasıl ödeyeceğinizi düşünmeden, yaşadığınız andan huzur duyabilirsiniz.



Son dönemde takip attiğim yabancı bloglar ve sitelerde gündemdeki ana konulardan biri ekonomik kriz. Herkes bir şekilde bir yol yordam bulup bugünleri en az hasarla atlatmak derdinde. Biz de ise, herhalde başbakanımız kriz bizi teğet geçecek dediği için olsa gerek, kriz sanki gazetelerin ve dergilerin ekonomi sayfalarında kalmış gibi.



Bu konuda okuduğum öneriler yüzlerce, ama en hoşuma gideni ve uygulamaya koyduğum ise sadece üç maddelik ve para harcama alışkanlıklarımızı değiştirmeye yönelik.



1) Bir gün hiç para harcamayın: ama evde oturduğunuz bir gün olmasın, uzun bir süreyi dışarıda geçireceğiniz bir gün olsun. Bütün bir günü dışarıda geçirdiğim günlerde denedim ama gerçekten çok zor ve şimdilik başaramadım. En iyi günüm sadece kredi kartımda biriken para puanları harcamak oldu ama oda sayılmaz herhalde.



2)Bir hafta kredi kartı kullanmayın: Bu çok daha kolay. Nakit para ile alışveriş yapmak, insanı kesinlikle iki kez düşündürtüyor.



3)Bir ay dışarıda yemek yemeyin: Zorunlu giderleri çıkardıktan sonra, keyfi giderler arasında bizim ailede en büyük hisseyi, dışarıda yaptığımız yiyip içmeler ve atıştırmalar tutuyor. Hele bir yürüyüşe çıkıpta, çay kahve içmeden dönmüşlüğümüz yok gibi. Ufak tefek de olsa sonuçta bayağı bir yekün tutuyorlar. Çay kahve içmeden dönmek biraz zor ama şimdilik en azından yemek ve atıştırmalardan vaz geçip evde daha düzenli yemek yemeye çalışıyoruz ve bir aylığına dışarıdan pizza ve pide siparişi vermekten de vaz geçtik. Ya sizin en büyük keyfi gideriniz nedir? ve ondan bir aylığına vaz geçebilirmisiniz?