İşte şimdi aradan çok çok yıllar geçti ama şimdilerde yine aynı hayallerdeyim. Aynı Audrey gibi gelecekteki köpeğim Coco'yu önümeki sepete oturtup, oradan oraya pedallara basıp gidivermek istiyorum. Aslında şimdiki Ayşegül'ün işi yedi yaşındaki Ayşegül'e göre daha kolay. Kimselerin başının etini yemeden çarşıya gidip bir bisiklet alabilir ama şimdiki Ayşegül sadece bir bisiklet değil, bisikletli bir hayat istiyor. Çarşıya, pazara ya da dostlarını ziyarete bisikletle gitmek, arabayı sadece uzun yolculuklarda kullanmak istiyor..Ama bildiğiniz gibi İstanbul bisiklet düşmanı bir kent, Datça ise biraz daha iyi ama bu sıcaklarda alışveriş için en az bir 10 km gitmek gerekiyor ki, maalesef Lance Armstrong değilim... Dolayısıyla hala hayallerdeyim... Ama her şey hayal etmekle başlarmış değil mi??? Bu sıcak yaz günlerinde siz nelerin hayallerini kuruyorsunuz??
