Tuesday, September 14, 2010

Ruhu Doyuran Kitaplar (4): Mutluluk Projesi

Bu yaz başında Migros'un tüm kitaplarda yaptığı %40 indirimden yararlanarak, istediklerimin yanında, bir kaç tane de sadece kapağını beğendiğim için aldığım kitaplar olduğunuda itiraf etmeliyim, ama şanslıydım ki içlerinden bir tanesi tam bir hazine çıktı. '' Mutluluk Projesi''

Beni okuyorsanız bilirsiniz, mutlu yada mutsuz olmanın, hayatımızın en güzel anının, gününü yada yılını yaşamamızın bir kader değil, seçenek olduğuna kuvvetle inanıyorum. İşte Amerikalı yazar Gretchen Rubin'de buna kuvvetle inananlardan ve oturmuş bir de proje gerçekleştirmiş. Son derece keyifli, eğlendirici, yüzlerce fikirle dolu, kolay okunabilen, harika bir kitap. Mutlu olmakla ilgilenenlere kesinlikle tavsiye edilir :))


Bu arada sayfalarında bir başka çok sevdiğim kitaba dokundurma yapmadan da geçememiş Gretchen...

''... Thoreau'nun Walden Pond'a taşınması, Elizabeth Gilbert'in ( Ye, Dua Et, Sev ) İtalya, Hindistan ve Endonezyayı dolaşması gibi radikal mutluluk projeleri de beni son derece heyecanlandırıyordu. Yeni bir başlangıç, kendini tamamen adama, bilinmeze yapılan yolculuk; bu arayışları aydınlatıcı bulduğum gibi, o insanların gündelik sorunlarını bir kenara bırakmaları da bana heyecan vermişti.

Ama benim projem farklıydı. Ben maceracı bir ruha sahip değildim ve olağanüstü bir değişimi üstlenmek de istemiyordum. ..... Bir ailem ve bırakın tüm bir yıl, bir hafta sonu bile ayrılmamı olanaksız kılacak sorumluluklarım vardı.

Daha da önemlisi, hayatımı reddetmek istemiyordum. Hayatımı kendi mutfağımda daha fazla mutluluk bularak aslında değiştirmeden değiştirmek istiyordum. Biliyordum ki sonunda mutluluğu öyle uzak bir yerde ya da olağandışı şartlar altında bulmayacaktım....''

Doğru söze ne denir??

Wednesday, September 1, 2010

Yaratıcılık

''Yaratıcılık her birimizin içinde olan sanatçıya aittir. Yaratmak bağlantı kurmaktır. Sanat kelimesinin kökeni birbirine geçme, birbirine uymadan gelmektedir ki, bu bizim her gün yaptığımız bir şeydir. Hepimiz ressam olamayabiliriz, ama hepimiz sanatçıyız. Ne zaman bir şeyleri birbiri ile uydursak, yaratırız. Bu ekmek yapmakta olabilir, çocuk da, ya da günü yaşama da..''
Corita Kent


Bu sıralar yaratıcılık ile ilgili çok fazla kitap, blog ve makale okumakla meşgulum. Yaratıcılığın sadece ressamlara, ozanlara, yazarlara verilen tanrısal bir armağan olmadığını, hepimizin içinde bir sanatçı yattığını yeniden hatırlıyorum.

Etrafınızdaki çocuklara bir göz atın. Neredeyse istisnasız hepsi korkusuzca resimler yapıyorlar, yepyeni dans figürleri, şarkılar üretiyorlar, anlatacak sürüyle yepyeni hikayeleri de var.... Ama sonra bir gün büyüyoruz ve içimizdeki bu küçük sanatçıyıda derinlerde sımsıkı kapalı bir kutuya kapatıyoruz ve çoğumuz bu kutunun kapağını da bir daha açmıyor.

İlkokuldayken en ciddiye aldığım işlerden biri evimizin arka bahçesini bir tiyatroya dönüştürüp, arkadaşlarımla, mahalledeki diğer çocuklara kendi yazdığımız oyunları sergilemekti. Küçük bir oyuncu ve kimi zamanda yönetmen olarak neşeyle koşuşturup durduğumu hatırlıyorum.

Kasım ayındaki en büyük aktivitem ise, Aralığın başındaki doğum günüm için arkadaşlarıma davetiyeler hazırlamaktı. O zamanlar kartondan kesip hazırladığım küçük kartların üzerine yaptığım çalışmalara kolaj dendiğini yıllar sonra öğrendim. Ve otuz yıldan fazla bir süreden sonra tekrar bir kolaj yaptığımda ne kadar mutlu olduğuma en başta kendim şaşırdım.

Oturup çocukluğumu düşündüğümde içimdeki sanatçının ürettiği yığınla proje aklıma geliyor. Keyifle gülümsüyor ve sonrada o harika küçük sanatçının yavaş yavaş yok olduğunu hatırladıkça hüzünleniyorum. Ama hiç bir şey için geç değil, değil mi???

Ya sizin, sizin içinizdeki o küçük sanatçı neler üretirdi. Hatırlayın ve onun yaptıklarını tekrarlamaya çalışın ve bakın ne kadar mutlu oluyorsunuz.....

Sunday, August 29, 2010

Zaman

Dün hiçbirşeye yetişemediğim için kendi kendime şikayet edip dururken, internette aşağıdaki sözler karşıma çıkıverdi. Sonuç: Anında sızlanmayı kestim...

''Sakın hiçbir şeye zaman bulamıyorum demeyin. Pasteur, Michelangelo, Rahibe Teresa, Leonardo Da Vinci, Thomas Jefferson ve Albert Einstein'a bir günde verilen saatlerin sayısı, size verilenle tıpatıp aynı''
H.Jackson Brown

Saturday, August 7, 2010

Değişim

Bu sıralar büyük değişimlerin, önemli kararların hemen kıyısında olan arkadaşıma:

'' Değişim korkmamız gereken bir şey değildir. Aslında hoşgeldin diyerek karşılamamız gereken bir durumdur, çünkü eğer değişim olmasaydı, bu dünyada hiçbir şey büyüyemez,çiçek açamaz ve yine bu dünyada hiç kimse olması gereken kimse kişi olma yolunda ileriye doğru hareket edemezdi''


Yazan: bilinmiyor   Çeviren:ben

Tuesday, July 27, 2010

Lululemon Manifesto

Lululemon Vancouver'da kurulmuş spor kıyafetleri satan bir şirket, ve kendilerine harika bir manifesto yazmışlar. Çok sevdim ve hemen Türkçe'ye çevirdim. Aslına bir göz atmak isterseniz adres http://www.lululemon.com/

• İçebildiğin kadar su iç. Su vucuttaki istenmeyen toksinleri dışarı atar ve beynimizi keskin tutar..


• Spor yaparak sağlanacak günlük bir doz endorfin, daha iyi kararlar vermene, kendinle barışık olmana ve stresi azaltmana yardımcı olacaktır.

• Her gün seni korkutan bir şeyi yap..

• Dinle, dinle, dinle ve sonrada stratejik soruları sor..

• Uzun ve kısa vadeli hedeflerini yılda dört kez yaz. Önümüzdeki bir, beş ve onuncu yıllar için iki kişisel, iki iş, iki de sağlık ile ilgili hedef belirle. Hedef belirlemek bilinçaltını harekete geçirir.

• Hayat aksiliklerle, başarısızlıklarla doludur. Başarı onları nasıl hallettiğinle ilgilidir.

• Hayata bakışın, kendini ne kadar sevdiğinle direkt orantılıdır.

• En çok ilgilenilmesi gereken konular, en az ilgilenilmesi gerekenlerin önünü asla kapamamalıdır..

• Stress hastalıkların %99’u ile ilgilidir..

• Kıskançlık istediğinin tam tersi yönde çalışır..

• Dünya hızla değişiyor. Eğer değişikliklere uyum sağlamak için beklersen iki adım geride kalırsın. Şimdi yap, şimdi yap, şimdi yap.

• Arkadaşlar paradan daha önemlidir..

• Derin nefes al ve şimdiki anın değerini bil.Şimdiki anda yaşamak hayatın anlamı olabilir.

• Çeşitli vitaminler al. Küçücük bir mineralin sağlığındaki bir dar boğazı aşmana nasıl yardımcı olacağını bilemezsin.

• Emekli maaşının yeterli olacağına güvenme.

• Er geç başına gelecek ölümünü gözünün önüne getir. Şimdiki zamanı nasıl yaşadığına dair inanılmaz etkileri olacaktır.

• Beynimizin bilinçli kısmı bir seferde tek bir düşünceye odaklanabilir. Olumlu bir düşünce seç.

• Denizin kenarında yaşa ve suyun üzerinden akan saf ve tuzlu havayı içine çek.


• Bir bitkiyi sulamadan önce ve sonra izle ve bunun faydaları bedenin ve beynin ile ilişkilendir.

• Yoga yap,ileriki yaşlarda aktif sporun içinde kalırsın..

• Dans et, şarkı söyle, diş ipi kullan ve seyahat et..

• Çocuklar hayatın orgazmıdır.Nasıl birini yaşamadan orgazmın ne olduğunu bilemezsen, doğada onlara sahip olmadan çocukların ne harika şeyler olduğunu anlamana izin vermez.

• Başarılı insanlar ‘dilemek’, ‘yapmalıyım’ ve ‘denemek’ sözcüklerini ‘yapacağım’ ile değiştirenlerdir.

• Yaratıcılık şimdiki anda yaşadığında en üst noktaya ulaşır.

• Doğa, yaşama ve üreme şansımızın daha çok olması için hepimizin sıradan olmasını ister. Sıradan olmak en alttakilerden biri olmaya ne kadar yakınsa, en tepeye de o kadar yakındır ama her durumda berbat bir hayatın olur.

• Mutfak tezgahının üzerinde kimyasal temizleyici kullanma. Eninde sonunda birisi orada sandviç yapacaktır.

• Derini yenilemek için günde bir kez terle.

• İletişim karışık bir şeydir. Her birimiz her kelimenin anlamının küçücük de olsa farklı yorumlandığı değişik değişik ailelerde büyüdük. Bir anlaşma ancak her iki taraf da memnuniyetin şartlarında ve zamanlamasında anlaşırsa, anlaşmadır.

• Dünyaya ne yapıyorsak kendimize yapıyoruz.

• Mutluluğun peşinden koşmak, tüm mutsuzlukların kaynağıdır.

Monday, July 19, 2010

Yaz Okumaları

Bugün farkettim ki yaz ayları en çok kitap okuduğum aylar oluyor. Sıcak öğleden sonralarında evin serin gölgeliğine sığınıp, yan gelipte yatıp kitap okumanın keyfini başka hiç birşeyde bulamıyorum.

Geçen haftalarda Migros, tüm kitaplarda %40 indirim yaptı. harika bir kampanya. İnsanların şaşkın bakışları arasında, Sevgili ile torba torba kitap alıp çıktık. Fiyatları böylesine ucuzlayınca almayı düşünmediğim kimi kitaplarıda alıp çıktım..

Aralarından 1-2 satır sizlerle paylaşayım mı??

- Kader seni güldürmüyorsa, espriyi anlayamadın demektir.
                                Shantaram- Gregory David Roberts

-Hayatınıza bir ölçü maneviyat, iki ölçü mutluluk, bir avuç huzur ve bir tutam da keyif eklemezseniz ömrünüz yüz yılı da geçse tadı tuzu olmaz.
                                   İkinci Hayat - Prof Dr Osman Müftüoğlu


Resim: Holly Farrell

Tuesday, June 15, 2010

Günah

Hayata karşı işlenilen bir günah varsa, bu günah, hayattan umut kesmekten çok, başka bir hayat umup bu hayatın muhteşemliğini gözden kaçırmakta yatar.
Albert Camus
Araya seyahatler girdi, sonra yaz için Datça'ya geldik ve bir baktım ki bu en sevdiğim bloguma uğramadığım yine aylar olmuş. Öncelikle herkese keyifli bir yaz dilerim ve büyük yazarın bahsettiği günahtan uzak durmayı sakın ihmal etmeyin..